
“Güven, insanın ruhunun en temel ihtiyaçlarından biridir. Güven ortamında büyüyen bir insan, kendini gerçekleştirme yolunda emin adımlarla ilerler.”
Bu söz, güvenin bireyin gelişimi üzerindeki derin etkisini açıkça ortaya koyar. Cüceloğlu’na göre güven, yalnızca bireyler arası ilişkilerde değil, kişinin kendi iç dünyasında da bir denge yaratır. İnsan, önce kendisine güven duymalıdır. Kendi potansiyeline, düşüncelerine ve kararlarına inanmalıdır. Çünkü bu inanç, başkalarına güvenin de temelini oluşturur.
Doğan Cüceloğlu’nun düşünceleri ışığında şunu söyleyebiliriz: Güven, bir ihtiyaç değil, bir varoluş biçimidir. İnsanlar arasında kurulan güven bağları, toplumu ayakta tutan görünmez bir ağ gibidir. Bu ağı güçlendirmek ise dürüstlük, samimiyet ve insanlığa değer verme ile mümkündür.
Cüceloğlu’nun şu sözleri de hayatın güven üzerine kurulu olduğunu çok güzel ifade eder:
“İnsan birine güvenebiliyorsa hayata dört elle sarılabilir. Güvenin olmadığı bir yerde ne sevgi büyür, ne de insan ruhu gelişir.”
Güven, hayatın devamlılığı için en temel sermayedir.