Özgürlük Emek İster

Hayat bir sırla başlar. Şartlar senin elinde değildir, dünya senin seçimin değildir. Ya da kim bilir belki bizim seçimimizdir. Hayat bize, etrafı sisle kaplı bir sahne sunarlar. Gözlerin bağlanır, korkular fısıldanır kulağına ve inanman beklenir. Doğduğun andan itibaren gerçeklikle ilüzyonun iç içe geçtiği bir yolculuk başlar.

Bir kıyıda durmuş, ufku izlediğini hayal et. Uzaklar, bilinmezlikle göz kırpıyor. Belki korkuyorsun, belki de bir heyecan kıpırtısı sarıyor ruhunu.

Hayatın bir ritmi var. Güneş doğar, rüzgar eser, yağmur yağar… Her sabah bir uyanıştır, her gün bir başlangıç. Ama ne yazık ki biz çoğu zaman bunu unuturuz. Rutinlerin, korkuların ve kuralların zincirleri ruhumuzu sıkıca sarar. Seni çevreleyen o görünmez çemberi biliyorum. O çember, bazen bir alışkanlık, bazen bir geçmiş, bazen de bir “yapmalısın” fısıltısıdır. Ama unutma, her zincir kırılabilir.

Bir düş gibi düşün hayatı. Her gün yeniden yazılan bir senaryo… Şarkı sana diyor ki, okyanuslar bilinmezdir ama bu bilinmezlikte kaybolmaktan korkma. Çünkü gerçek özgürlük, bilinmeyene adım atabilmekte saklı. Ruhunun kıyısında dur ve izin ver dalgalar seni çağırmaya devam etsin. Belki de aradığın cevaplar, o ufkun ötesindedir.

Unutma, doğanın ritmi senin ritminden farklı değildir. Saçlarını rüzgara aç, yağmura teslim ol, güneşin seni aydınlatmasına izin ver. Çünkü her damla, her ışık ve her rüzgar nefesi, seni hatırlamak için birer işarettir.

Hayatın sırrı cesarettedir. Çemberi kırmak için emek gerekir, ama bir kez kırıldığında seni bekleyen özgürlük, tüm o karanlığı aydınlatmaya yetecektir. Şimdi, okyanus seni çağırıyor. Korkularına rağmen, elini uzat. Çünkü hayat, bu anla yeniden başlıyor.

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın