Başlangıç noktası

Güne Ne Bekleyerek Başladın?

— Bir farkındalık yazısı

Sabahları gözümüzü açtığımızda aslında bir seçim yapıyoruz. Bu seçim çoğu zaman farkında olmadan gerçekleşiyor. Belki alarma söylenerek kalkıyoruz, belki de sessizce yatağımızdan doğruluyoruz. Ama içimizde bir şey, bugünün nasıl geçeceğine dair küçük bir tahmin yürütüyor: “Bugün güzel geçecek” ya da “Yine zor bir gün beni bekliyor…”

James Clear’ın sorduğu gibi:

“Bu sabah uyandığında, bugünün sana birçok sevinç mi yoksa birçok hayal kırıklığı mı getireceğini düşündün?”

Bu sorunun cevabı, gün boyunca yaşadıklarımızı nasıl algıladığımızı bile etkiliyor olabilir. Çünkü zihin, inandığını görmek ister. Mutlu bir gün bekliyorsak, küçücük güzel anları bile fark ederiz: bir kuş sesi, iyi geçen bir sohbet, sıcak bir kahve. Ama eğer sıkıntılı bir gün bekliyorsak, zihnimiz hayal kırıklıklarına daha çok odaklanır. Aynı olay farklı hissettirebilir. Çünkü beklenti, algıyı yönetir.

Peki, bunu değiştirmek mümkün mü?

Evet.

Günün ilk dakikaları, zihnimizin yönünü belirlediğimiz pusula gibidir. O yüzden sabahları uyanır uyanmaz kendimize küçük ama güçlü bir soruyla başlamak fark yaratabilir:

“Bugün güzel bir şeyler olabilir mi?”

Belki evet, belki hayır. Ama o ihtimali bile zihne sunmak, yönü değiştirebilir.

Ben bu yazıyı yazarken kendime sordum: “Bugün ne umuyorsun?”

Cevabım şuydu: Biraz dinginlik, biraz üretim ve bir tane içten kahkaha.

Tüm bu yazılıları okuduktan sonra yarın sabah, yeni bir soruyla başlayabilirsin:

“Bugün neye şans vermek istiyorum?”

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın