Simülasyonda mı yaşıyoruz?

Evrenin kendisi bir bilgisayar simülasyonu olabilir mi? Belki de “fazla işlemci gücü harcamamak” için gördüğümüz dünya, sadece gerektiği kadar ayrıntılı işleniyor. Yani evren, ekonomik çalışıyor olabilir.

Bu fikir, kuantum fiziğinin garip sonuçlarıyla birleşince iyice tuhaflaşıyor. Mesela ışığın davranışını ele alalım: Gözlemlemediğimizde, bir dalga gibi yayılıyor. Ancak ona “bakmaya” kalktığımızda, bir anda madde gibi, parçacık gibi davranmaya başlıyor. Sanki biri “Biri bakıyor, hemen sahneyi toparlayın!” diye komut veriyor. Tıpkı bir bilgisayar oyununun, sadece oyuncunun baktığı yeri detaylı çizmesi gibi…

Bu durumu şöyle de düşünebiliriz: Bir göl düşünün. Yüzeyde baktığınızda bir bütün gibi gözüküyor ama içine daldığınızda, suyun içinde birbirinden farklı akıntılar, sıcaklıklar, hareketler buluyorsunuz. Dıştan tek bir şeymiş gibi gözüken bu sistem, içeride bambaşka bir karmaşa barındırıyor. Belki de ışık da böyle. Dışarıdan basit görünüyor ama içine bakınca dalgalarla parçacıkların dans ettiği bir “matrix” çıkıyor karşımıza.

Yani evrenin işleyişi sandığımızdan çok daha zeki ! Hem tasarruflu, hem yaratıcı. Bize düşen belki de sadece… bakmayı öğrenmek. Gerçekten bakmak. Çünkü bakışlarımız, belki de gerçeği inşa ediyor.

Belki de biz bu yazıyı okurken bile… birileri “Bu kısmı daha detaylı işleyin, biri dikkat etti!” diyordur ahahah.

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın