Bazen hiç gitmediğimiz bir yerde, hiç yabancı hissetmezsiniz; daha önce oraya gelmişsiniz gibi bir duygu kaplar sizi. Sanırım bu, sevdiğimiz yerlerde olur. Çünkü sevmediğimiz bir yerde insan, hiç olmamayı tercih eder; orayı daha önce yaşamış gibi hissetmek istemez. Oysa sevdiğimiz yerlerde, sanki daha önce gitmişiz gibi bir samimiyet vardır. Tıpkı daha önce gittiğimiz bir ev gibi… Dinlediğimiz müzikler, belki uzun zaman önce dinlemeyi unuttuğumuz melodiler, hissettiklerimizi tekrar hatırlatır. Geçmişe bir yolculuk gibi, ama o geçmişte aslında hiç yaşamamışsınızdır; sadece öyle bir tanıdıklık vardır. Tanıdık, ama daha derin ve içten bir tanıdıklık…