Güne erken başladım

Bugün normalden çok daha erken kalktım. Aslında işe yetişmek için saat yedide uyanmam yeterli ama bugün 05:45–06:00 civarında uyandım. Çünkü güne aceleyle, telaşla başlamak istemiyorum. Sabahı sakin, kendime zaman ayırarak karşılamak istiyorum.

Erken uyanınca neler yaptım?

Biraz kitap okudum. Yoga ve meditasyon yaptım. Duş alıp rahat rahat hazırlandım. Sevdiğim müzikleri açtım. Evi biraz toparladım. Şimdi de bu yazıyı yazıyorum.

Fark ettim ki, aslında günün daha ilk saatlerinde birçok şeyi halletmiş oldum. Ve en önemlisi, bunları koşuşturmadan, sakin sakin yapabildim.

Bence bu kişiden kişiye değişen bir şey. Ama yoğun bir işte çalışıyorsanız, günün içinde kendinize vakit ayıramadığınızı çok net hissediyorsunuz. İş bitince de yorgunlukla birlikte canınız hiçbir şey yapmak istemiyor, tembelleşiyorsunuz. Ben de bunu çok yaşadım. O yüzden erken uyanmayı rutinlerime ekledim.

En azından 1 saat erken uyanmak, bana günün bir saatini hediye etmek gibi geliyor. Önceden hep düşünürdüm: “Neden erken kalkmak bu kadar zor geliyor?” Aslında zihnimizin alışkanlıklarıyla ilgili. Bedenimiz de buna uyuyor. Evet, bazı insanlar gece çalışmayı seviyor olabilir ama yine de çoğu şeyi gözümüzde büyüttüğümüzü fark ettim. Sonuçta, “Neden bir saat erken uyanamayalım ki?”

Aceleyle güne başlayıp gün sonunda hiçbir şeyi yetiştiremiyor gibi hissetmektense, kendime bir saat ayırmak çok daha iyi hissettirdi. Bugün ilk kez denedim ve şimdiden çok iyi hissediyorum. Gün ilerledikçe ara ara yazmaya devam edeceğim, bakalım nasıl geçecek…

Siz de gününüze 1 saat erken başlasanız neler yapardınız?

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın