Zamanla değişen düşünceler

Bugün eski kitaplarıma bakarken, bir tanesi dikkatimi çekti. (Şibumi)

Bu kitabı 2023 yılında okumuşum. Şimdi neredeyse 2026 yılına giriyoruz.

Sayfalarını çevirirken fark ettim ki, düşüncelerim o kadar değişmiş ki artık bazı satırların altını neden çizdiğimi bile hatırlayamıyorum.

O zamanlar, gerçekten düşünerek, hissederek okuduğumu hatırlıyorum. Cümlelerin altını çizerken sanki bir şeyleri keşfediyordum. Şimdi ise aynı satırlara baktığımda bambaşka anlamlar görüyorum.

Bazılarını “Ben bu cümlenin altını neden çizmişim ki?” diye sorguladım.

Bazılarında ise o zamanki düşünce tarzımın ne kadar farklı olduğunu fark ettim.

İnsan zihni… Gerçekten inanılmaz bir yapı.

Nasıl bu kadar değişiyor, nasıl bu kadar dönüşebiliyor anlamıyorum.

Zihin, sanki bir örümcek ağı gibi; her yeni düşünceyle yeniden örülüyor, eski ipliklerini değiştiriyor.

Bu farkındalık bana şunu gösterdi:

Okumak, sadece bilgi edinmek değil, kendi zihnimizin değişimini izlemekmiş.

Belki de her kitap, geçmişteki bir “ben”le bugünkü “ben” arasında kurulan bir köprü.

Ne kadar çok okursak, o kadar çok pencere açılıyor içimizde.

Keşke daha fazla okusaydım diyorum şimdi.

“Bir kitabı iki kez okumak, aslında iki farklı insanın aynı sayfalarda buluşmasıdır.”

“Zihin, bir bahçe gibidir; ne ektiysen, bir gün o büyür. Ama aynı bahçeye her dönüşte, toprağın da seninle değiştiğini fark edersin.”

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın