Sadece çılgınlarla ilgileniyorum

“Sadece çılgınlarla ilgileniyorum…”

Jack Kerouac’ın bu cümlesi, insanın damarlarında dolaşan o görünmez kıvılcımı tarif ediyor aslında. Çünkü bazı insanlar yaşamak için nefes almaz yanar. Onlar konuşmak için değil, içindekini haykırmak için sözcük ararlar. Bir yerlerde sıradanlıkla yetinenler varken, bazıları hayatı avuçlarının arasına alıp ateşe verir.

Yaşama ateşi dediğim şey, insanı durmadan ileri iten o kavurucu dürtüdür. Bazen bir ormanın derinliğinde nefes almak, bazen bir şarkının ortasında kaybolmak, bazen de hiç tanımadığın birine gülümsemek olur bu. Kimileri bundan korkar, “fazla” der. Ama o fazlalık aslında yaşamın kendisidir.

Belki de gerçekten yaşamayı sevenler, kaybolmayı da severler. Çünkü kaybolmak bile bir tür keşiftir onlar için.

Ama ben yaşamak için çıldıran insanları seviyorum.

Kendini tutamayanları, duygularına yenilenleri, sessizliği patlatanları, sözcüklerle dünyayı yeniden kuranları.

Onlarla bir araya gelince, dünya daha gerçek oluyor.

Damarlarımıza ateş yürüyor, zamanın akışı hızlanıyor.

Ve biz, havai fişek gibi yanıp yıldızlara çarpıyoruz.

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın