Geçmişin anlık parlaması

“Hatıralar, insanın kendine anlattığı hikâyelerdir.” Orhan Pamuk

Fotoğrafları neden bu kadar sevdiğimi bugün bir kez daha anladım. Çünkü onların içinde unuttuğumuz hikâyeler var. Sadece geçmiş değil; hisler, bakışlar, yarım kalmış cümleler…

Bugün daha önce hiç çocukluğunu görmediğim arkadaşlarımın fotoğraflarına baktım. Küçük hâlleriyle karşılaşmak tuhaf bir yakınlık yarattı içimde. Onları sadece tanımadım; sanki anladım. O yüzlerde neler hissettiklerini, neler yaşadıklarını sezdim. Şimdiki hâllerinin kökleri oradaydı.

Sonra öğrencilerim geldi aklıma. Henüz 10 yaşındalar. Yıllar sonra kim olacaklarını bilmiyorum. Belki çok değişecekler, belki bambaşka hayatlar yaşayacaklar. Ama şu anki hâlleri… O masumiyet, o saf bakış… İnsanın içini incitiyor. Çünkü geçici olduğunu biliyorsun.

Bir an durup düşündüm: Keşke hayalimde kalan anıların fotoğrafları olsaydı. Ara ara bakabilseydim. “Bak, buradaydım” diyebilseydim. Küçüklük fotoğraflarım neredeyse hiç yok. O güzel anıları görmek, kendime uzaktan bakmak isterdim.

Belki o zaman zamanın benden neleri aldığını değil, bende neleri bıraktığını fark ederdim; unuttuklarımı değil, hâlâ içimde yaşayan çocuğu görürdüm. Ve bazı eksikliklerin, aslında insanı ayakta tutan en sessiz hatıralar olduğunu anlardım.

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın