-
Bitmemiş işlerimizin gücü
Bazen düşünüyorum da, insanı hayata bağlayan şey aslında sahip oldukları değil, hala peşinde koştukları şeyler. Yani o “bitmemiş işlerimiz.” Hani içimizde hep bir “tamamlamam gereken” hissi olur ya, işte o his aslında bizi diri tutuyor. Geçen gün bir kitapta rastladım, çok hoşuma gitti. (Anlamsızlık hissi ) Goethe, Faust’un ikinci bölümünü tamamlamak için tam yedi yıl…
-
İnsan nedir?
İnsan zihni öyle bir yapıya sahiptir ki aslında hiçbir şeyi kendi başına yaratamaz. Düşüncelerimizi, hayallerimizi ya da eserlerimizi hep dışarıdan edindiğimiz malzemelerle inşa ederiz. Hafızamızda biriken gözlemler, deneyimler, duygular… Hepsi birer ipliktir ve biz onları dokuyan bir tezgâh gibiyiz. Shakespeare örneğini düşünelim. O, evet, çağının en büyük yazarlarından biriydi. Ama Shakespeare hiçbir şeyi yoktan var…
-
Gelecekteki bana not
Bana sorarsan, asla geç değildir. Senin durumunda çok erken ya da çok geç diye bir zaman yok; istediğin kişi olmak için bir sınır yok. Ne zaman istersen başlayabilirsin. Değişebilirsin, aynı kalabilirsin; bunun bir kuralı yok. En iyisini ya da en kötüsünü yapabiliriz, ama umarım sen her zaman en iyisini yaparsın. Umarım seni şaşırtacak şeyler yaşarsın.…
-
Mağaradan Yapay Zekaya
Hani yıllar önce biyoloji derslerinde evrimi öğrenmiştik ya; balıkların karaya çıkışını, memelilerin gelişimini, insanın ayağa kalkışını… O an şunu düşündüm: Acaba biz de bugün, yapay zekâyla birlikte kendi evrimimizin başka bir aşamasında mıyız? Çünkü çoğu insan yapay zekâyı dışsal, bizden bağımsız bir şey gibi görüyor. Sanki gökten düşmüş bir teknolojiymiş gibi. Oysa ben tam tersine…
-
Ağaca geliyor musun?
Bazı günler… Hatta sadece bazı günler değil, neredeyse her gün, hayatta küçük anlamlar arar dururum. Ve bu anlamların içinde öyle şeyler olur ki, beni günlerce etkiler. Gün boyunca bir şarkı dilimden düşmez, ya da bir kitap cümlesi aklımdan çıkmaz. Bazen de bir film beni öyle sarsar ki, uzun süre zihnimden silinmez. Bugünün şarkısı ise 👇🏻…
-
Spiral
Doğaya her yürüyüşümde, aradığımı değil, beklemediğim şeyleri buluyorum . Ormanın içine adım attığımda bunu bir kez daha hissettim. Ağaçların arasından süzülen ışık, hiç duymadığım kuş sesleri, kargaların döngüyü hatırlatan varlığı… Hepsi sanki bana şunu söyledi: “Unuttuğun yanlarını hatırla.” Sonra yerde spiral bir şekil gördüm. 🌀 Ona bakınca hayatın aslında hep döngülerden oluştuğunu düşündüm. Hiçbir şey…
-
Bumerangın dönüşü
Hayatta hepimiz bir şekilde hedeflerimizin peşinden gidiyoruz. Kimi zaman bir meslek, kimi zaman bir ilişki, kimi zaman da sadece “iyi bir insan olma” isteği. Fakat tuhaf bir şekilde, tıpkı bumerang gibi, attığımız hedef çoğu zaman bize geri dönüyor. Ve biz de o an, hedefin peşinden gitmek yerine, kendimizi düşüncelerin içine kilitlenmiş buluyoruz. Kitapta geçen o…
-
Unutulan Oyunlar
Çocukken oynadığımız oyunlara geri dönmeliyiz. Çünkü hep anlatıyoruz: “Biz çocukken şunu yapardık, şöyle eğlenirdik…” Ama sonra susuyoruz. Peki neden devam etmiyoruz? Neden saklambaç sadece anılarda kalsın, ip atlamak yalnızca eski bir fotoğrafın içinde dursun? Oysa oyun dediğimiz şey, sadece çocukluğumuzda olan bir şey değil. İçindeki çocuğu unutma. Onu susturma. Bazen git, ellerini toprağa bulaştır, rüzgârın…
-
Küçük bir çocuk
Hiç aynı şarkıya farklı zamanlarda hem gülümseyip hem de ağladınız mı? Aynı melodi, insanın hayatında başka başka anılara dokunur; kimi zaman bir yaz akşamının masumiyetini, kimi zaman da kaybolmuş bir dostluğun hüznünü getirir. O yüzden bazen düşünüyorum: Bu dünyada kalmak mı daha güzel, yoksa gitmek mi? Küçük bir çocuk hatırlıyorum. Tahta merdivenlerden çıkıyordu; basamakların her…
-
Yıldızların ve zeytin ağaçlarının altında
Ağaçlara baktım. Zeytin ağaçlarının arasından görünen yıldızların görüntüsü o kadar güzeldi ki… Zeytin ağaçlarını sevmemin nedeni onların binlerce yılın tanığı olması. Düşünsene, çok çok uzun yıllar önce burada Romalılar yaşıyordu. Belki de aynı ağaçların gölgesindeydiler. Şimdi biz varız. İnsan bir şeyi doğrudan sevmez ama onunla gelen hikâyeyi, taşıdığı anlamı sever. Ve o anlam üzerinden başka…