Uyumadan önce papatya ile rezene karışımı bir çay demledim, içtim.
Sakinleştim, rahatladım ve derin bir uykuya daldım.
Rüyamda başka bir ülkeye gitmeye (Tayland) çalışıyordum; ama çok erken uyuduğum için gece 3’te uyandım.
Uykum yok. Elim telefona gitti, öylesine açtım.
Bir şiir denk geldi. Ümit Yaşar Oğuzcan. “Bir Gün”.
Okumaya başladım…
Ve bilmiyorum neden, garip bir şekilde etkilendim.
Belki bugün biraz kırılganım, belki de gecenin duygusal sesi işledi bana.
O an hissettiğim şey, sadece şiiri okumak değildi.
Sanki bu şiir bana yazılmış gibiydi, ya da birinin bana yazmasını çok isterdim. Hatta ben gerçekten birine bu şiiri yazmak isterdim. Böyle bir aşkı yaşamak isterdim. İsterim diye düzelteyim.
Birinin çok uzaklardan, belki de yıllar öncesinden seslenişini duyuyordum. Belki de gelecekten bilmiyorum. İşte o şiir 👇🏻
Bir Gün – Ümit Yaşar Oğuzcan
Apansız uyanırsan gecenin bir yerinde
Gözlerin uzun uzun karanlığa dalarsa
Bir sıcaklık duyarsan üşüyen ellerinde
Ve saatler gecikmiş zamanları çalarsa
Bil ki seni düşünüyorum.
Bir vapur yanaşırsa rıhtımına bin, açıl
Örtün karanlıkları masmavi denizlerde
Ve dinle kalbimi bak nasıl çarpıyor nasıl
O bütün özlemlerin koyulaştığı yerde
Bil ki seni bekliyorum.
Bir sabah gün doğarken aç perdelerini, bak
Sevinçle balkonuna konuyorsa martılar
Kendini tadılmamış derin bir hazza bırak
Dökülsün dudağından en umutlu şarkılar
Bil ki seni istiyorum.
Gecelerden bir gece uyanırsan apansız
Uzaklarda elemli, garip bir kuş öterse
Bir ceylan ağlıyorsa dağlarda yapayalnız
Ve bir gün kalbimde bir sarı çiçek biterse
Bil ki seni seviyorum.