-
Hoş Geldin 2026
Bu sabah uyanır uyanmaz bir kitap bitirmek isteyerek uyandım. Hiçbir şey yapmadım. Sadece su içtim ve sıcak yatağımda kitabı elime aldım. Dışarıda rüzgâr vardı, soğuk sertti. Belki de bu senenin en soğuk günüydü. Ve belli ki daha da soğuk günler olacaktı. Okuduğum kitap Elveda Gülsarı – Cengiz Aytmatov. Beni hemen içine çekti. Çünkü hava, kitabın…
-
Gitmek mi Kalmak mı ?
Son zamanlarda herkes aynı şeyi konuşuyor. Gitmek. Ama kimse neyi geride bırakmak zorunda kaldığını tam olarak söylemiyor. Ben de net cevaplara sahip değilim. Bazen “gitmek gerek” diyorum. Bazen de “insan nereye giderse gitsin kendini de götürüyor” diye düşünüyorum. Bir ülkeden gitme fikri çoğu zaman cesaret gibi anlatılıyor. Ama bazen bu cesaret değil; sadece yorulmuş bir…
-
neden, bay anderson neden?
“neden, neden bunu yapıyorsun? neden ayağa kalkıyorsun? neden dövüşmeye devam ediyorsun? varlığını devam ettirmekten öte başka bir şey için mi savaştığına inanıyorsun? bana bunun ne olduğunu söyleyebilir misin? bu özgürlük mü, yoksa doğruluk mu, belki de barıştır ha, sevgi olabilir mi? illüzyonlar bay anderson, algımızın yanılgıları. insan zekasının, anlamsız ve amaçsız varoluşunu meşrulaştırmak için denediği…
-
Japon Hikâyeleri Üzerine
Güneş ile Ay’ın hikâyesi Bir zamanlar aynı gökyüzünü paylaştıkları söylenir. Yan yana, sessizce. Büyük sözler yoktur aralarında; sadece var olmanın verdiği bir yakınlık. Ama insanlar geceden korkar. Karanlık ağır gelir. Tanrılar da Güneş ile Ay’ı ayırır. Biri gündüzü taşır sırtında, diğeri geceyi. O günden sonra yalnızca tutulmalarda, çok kısa anlarda görebilirler birbirlerini. Kavuşmak değil belki…
-
Geçmişin anlık parlaması
“Hatıralar, insanın kendine anlattığı hikâyelerdir.” Orhan Pamuk Fotoğrafları neden bu kadar sevdiğimi bugün bir kez daha anladım. Çünkü onların içinde unuttuğumuz hikâyeler var. Sadece geçmiş değil; hisler, bakışlar, yarım kalmış cümleler… Bugün daha önce hiç çocukluğunu görmediğim arkadaşlarımın fotoğraflarına baktım. Küçük hâlleriyle karşılaşmak tuhaf bir yakınlık yarattı içimde. Onları sadece tanımadım; sanki anladım. O yüzlerde…
-
Hiç planlamadığım bir gün
Bugün zeytin ağaçlarının arasında bir evde uyandım. Camı açtığımda, zeytin ağaçları rüzgârla birlikte hafifçe dans ediyor, yapraklar süzülerek birbirine değiyordu. Arada, uzaktan gelen kuş sesleri… Gün daha başlamadan insanın içine yerleşen bir sakinlik vardı. Aslında bugün için bambaşka bir planım vardı. Yapamadım. Sonra bir an, vakit geçirmeyi sevdiğim o salaş kafe geldi aklıma. Hiç düşünmeden…
-
The Do Dust It Off
Burning papers into ashes, Kağıtlar küllerin içinde yanıyor what a season, how they fly high from the ground up Ne mevsim ama, yerden yüksekte nasıl da uçuyorlar there is yet another fountain, flowing over, as the night falls, bundan başka pınar yok, üzerine akan, gece karanlığının çökmesi gibi, keep dreaming away uzaklarda hayal kurmaya devam…
-
Başka bir dünya hayal ediyorum.
Su verdiğim çiçekler, ilk damlayı duyar duymaz açılmaya başlıyor. Köklerinden yaprak uçlarına kadar yayılan o titrek heyecan, sanki görünmeyen bir el çiçeği hafifçe dürtüyormuş gibi… Açılırken etraflarında minik bir hareketlenme oluyor: Kuşlar bir çember çizerek alçalıyor, kelebekler renkli bir toz bırakıyormuşçasına etrafa yayılıyor, arılar ince bir hat tutturuyor. Tüm bu canlılık yükseldikçe, havada tanımlayamadığım ama…
-
Ve sonsuza dek mutlu yaşadılar…
“Dünyadaki tek mutlu son masallarda mı?” Çünkü masallarda işler kolaydır; kötü yenilir, iyi kazanır, aşk bulunur, korkular çözülür ve finalde tek bir cümle gelir: “Ve sonsuza dek mutlu yaşadılar…” Gerçek hayatta ise bir süre sonra maske düşer: “Sonsuza dek mi? Ama… ölüm var.” Bu cümle bir yetişkin olmanın kilit noktasıdır aslında: Masallar bize sonsuzluğu vaat…
-
Ophelia Sendromu Nedir?
“Ophelia Sendromu” modern çağda metaforik olarak kullanılan bir kavramdır. Tıbbi olarak resmi bir teşhis değildir ama hem psikolojide hem de eğitim dünyasında bazı düşünürler tarafından açıklanan bir durumdur. Aşağıda en net ve güncel anlamıyla özetliyorum: Terim, Stephen L. Covey’nin (7 Habits yazarı) bir konuşmasında ve daha sonra bazı akademik makalelerde kullanıldı. Kökeni Shakespeare’in Hamlet oyunundaki…