-
Kayıp ruhlar ve farkındalığın sessizliği
Hayatta bazı insanlar vardır; onları gördüğünüzde her şey “yerli yerindeymiş” gibi gelir. Duruşları düzgündür, konuşmaları ölçülü, gülüşleri sanki dozunda bir şiir gibi. Ama sonra, bir şey olur. En ufak bir duygusal sarsıntıda, kendilerini dünyanın sonu gelmiş gibi hissederler. İçlerinden taşan bir boşluk, bir eksiklik onları ansızın ele geçirir. Aslında “eksik” olan ne güzel yüzleridir, ne…
-
“Losing My Religion”
R.E.M.’in “Losing My Religion” şarkısını her dinlediğimde aklıma, kontrol edemediğim anlar geliyor. Kalbimin boğazımda attığı, bir şeyi çok istememe rağmen cesaret edemediğim o zamanlar. (üniversite yılları) Sanki birinin beni anlamasını beklerken susmayı seçtiğim her sahne yeniden canlanıyor. “That’s me in the corner, that’s me in the spotlight” derken kendimi görüyorum o köşede. Belki de hepimiz…
-
Hayatın Bilinmezliği Üzerine
Hayatın en güzel tarafı, hiçbir zaman tam olarak tahmin edemeyeceğimiz olayların bir anda karşımıza çıkması belki de. Hepimiz planlar yapıyoruz, yol haritaları çiziyoruz; ama bir sabah kalktığımızda her şeyin değişebileceği gerçeğini unutuyoruz. Ya da belki de, hatırlamak istemiyoruz. Çünkü belirsizlik, hem korkutucu hem de büyüleyici. Bu durum kuantum fiziğindeki belirsizlik ilkesine benziyor. Heisenberg’in Belirsizlik İlkesi’ne…
-
Gerçekten yaşamak nedir ?
“Herkes Ölür Ama Herkes Gerçekten Yaşamaz”Bu söz, William Wallace’a atfedilir ama kimin söylediği değil, bize ne söylediği önemlidir. Gerçekten yaşamak, sadece zaman geçirmek değil. Kalbinin attığını hissettiğin anlar, gözlerinin dolduğu ya da içten kahkahalarla güldüğün dakikalar, bir şeyin ilk kez farkına vardığın o uyanışlar… İşte onlar, “yaşamak” denilen şeyin küçük ama gerçek parçalarıdır. Peki, “gerçekten…
-
Kim olduğumuzdan çok, ne yaptığımızdır asıl önemli olan
Bazen kim olduğumuzu anlamaya öyle çok odaklanırız ki, ne olmak istediğimizi bile düşünemeyecek hale geliriz. Sadece kendi geçmişimize değil; ailemizin yaşadıklarına, büyüdüğümüz mahallenin kurallarına, okuduğumuz okullara, maruz kaldığımız bakışlara, hatta ülkemizin tarihine, coğrafyasına kadar uzanan görünmez bir ağ örülür zihnimize. Biz daha kim olduğumuzu çözemeden, içimize bir “olmuşluk” hissi işler. Sanki seçim hakkımız yokmuş gibi……
-
Tablo gibi bir yer
O kadar geniş bir bahçeydi ki, sanki çok geniş bir tablonun içindeydim. Annem elime bir kova tutuşturdu, “elma topla” mı dedi ya da ben topladığım için sevindi mi tam hatırlamıyorum. Sonra birden durdum ve etrafa baktım. O kadar zengin ve o kadar uçsuz bucaksız görünüyordu ki… Yine fotoğraf çekmek istedim. Arkada, elma ağacının arkasında kocaman…
-
“Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti.”
Bir düşüncenin, bir ruh halinin, bir duygunun içinden geçiyorum sanki.. Orhan Pamuk’u okurken hep böyle hissediyorum. Onun cümleleri sadece anlatmaz; yakalar. Bir şey derken başka bir şeyi sezdirir. Belki de bu yüzden, her seferinde onun yazdıklarında kendimden bir parça buluyorum. Bazen birebir aynı fikri savunmasam bile, cümlelerinin beni farkında olmadığım bir düşünceme ışık tuttuğunu hissediyorum.…
-
Bir Anda Kalakalmak
Bazen duygular seni öyle bir anda yakalar ki, neye uğradığını anlamazsın. Sokakta yürürken, çayını karıştırırken, hatta bir duvarın gölgesine bakarken… Hiçbir şey olmamış gibi görünen o anda, içinden bir şey olur. Ve sen kalıverirsin. Tutulmuş gibi. Aşk da böyle gelir ve anlamazsın, sorgulamazsın. Nedenini bilmeden seversin. Tıpkı durduk yere birini düşünmen gibi. Ya da o…
-
Mini hikaye – Dalga Gibi
“Dalga Gibi” Ne zaman gökyüzü bulutlansa, içinden bir parça kopar gibi hissediyordu. Hayat, küçük yaşlardan beri onu defalarca yormuştu. Ama o, buna inat, neşeli hikâyeler yazıyordu. Bir gün, her şeyden yorulmuş, sadece yürümek istemişti. Şehirden uzaklaştı. Ayaklarını toprağa bastığında çocukluğunun geçtiği o eski bahçeyi hatırladı. “Çocukluğumuzu toprakta geçirmeseydik,” diye fısıldadı kendi kendine, “dünyayı böyle sevemezdik.”…
-
Olduğun gibi ol
Eğer hislerimi, duygularımı, düşüncelerimi anlatmanın tek bir yolu olsaydı, neyi seçerdim diye düşünüyorum. Cevabım net: Şarkı söylemek. Şarkılar yazmak, onları sesimle hayata katmak… İçimde birikmiş onca şeyi sadece yazıyla değil, sesle, melodilerle, notalarla anlatmak isterdim. O kadar çok isterdim ki… Düşünsenize, hem yazdığınız bir senaryoda oynuyorsunuz, hem o senaryoyu siz yazmışsınız, hem de o hikâyeyi…