-
Zincirlerden Kaçış
“Özgürlük üzerine düşünmeyen insan, zincirlerini hissetmeyen köle gibidir.” – Simone de Beauvoir Özgürlük, tarihin sayfalarında yankılanan en güçlü çağrılardan biri. İnsanlık, geçmişten bugüne sadece savaş meydanlarında değil, zihinlerinde de özgürlüğü aradı. Ama özgürlük tam olarak nedir? Bir mekân mı, bir his mi, yoksa bir anlık yanılsama mı? Bugün özgürlük hakkında yeniden düşünelim. “Başkalarının hayranlığına ya…
-
Yürümenin Felsefesi
Bi’ yazar şöyle diyordu; “hareket etmezsen acı üzerinde birikir” biriktirmek de hiç öyle insan harcı bir mesele değil! Paylaşmak, bölüşmek, dindirmek ve dinmek varken neden çoğaltmak? İlla çoğalacaksak insan huzur ile çoğalmalı. Gelelim yürümenin felsefesine, durduğun yerden kalk. Kalkmanın sebebini de değiştir, işi, gücü, günlük telaşını, kendini mahkum ettiğin debdebeyi bir kenara koy. Doğaya dön,…
-
Freud ve Rüyaların Yorumu
Rüyalar… Uyanık olduğumuzda gerçekliği şekillendiren aklımız, uykuya daldığımızda bambaşka bir dünyaya adım atar. Günlük yaşamın kalabalığında gizlenen arzular, korkular ve düşünceler, rüyalar aracılığıyla gözlerimizin önüne serilir. Peki bu gizemli dünyanın anlamı nedir? Sigmund Freud, Rüyaların Yorumu (Die Traumdeutung) adlı eseriyle bu soruya yanıt arayan ilk büyük isimlerden biri olmuştur. Freud’a göre rüyalar, bilinçaltının kapısını aralayan…
-
Irvin Yalom: Nietzsche Ağladığında
Irvin Yalom’un “Nietzsche Ağladığında” kitabında altını çizdiğim birkaç satır: “Elbette acı çekeceksiniz, hayat görüşünüzün genişlemesinin bedeli bu. Elbette korkacaksınız, yaşamak tehlikede olmak demektir. Sertleşin!” “Bunalım, özfarkındalığın bedelidir. Hayatınıza yeterince derinden bakacak olursanız çaresizliği her yerde bulursunuz.”
-
Yutori: Hayatı Yavaşlatmanın Sanatı
Modern yaşamın kaotik temposunda kendimize sık sık sormamız gereken bir soru var: Gerçekten durup nefes alabiliyor muyuz? Japonca bir kelime olan Yutori, bize bunu hatırlatıyor. Yutori; bilinçli olarak yavaşlamak, sadece var olmayı seçmek, doğanın ve yaşamın güzelliklerini takdir etmek anlamına geliyor. Sürekli acele etmek yerine rahatlamayı ve kendimize bir alan yaratmayı teşvik ediyor. Peki, bu…
-
Çaba Paradoksu
Bir şey için ne kadar çok çaba gösterirsek, o şeyi elde etme ihtimalimizin bazen o kadar azalabileceğini ifade eder. Bu durum genellikle, bir hedefe aşırı odaklanmanın ya da sonuca ulaşma arzusunun kontrolsüz hale gelmesinin bir yan etkisi olarak ortaya çıkar. Paradoks, hayatın birçok alanında görülebilir: Örneğin; • Mutluluk Arayışı: Mutluluğa ulaşmak için aşırı çaba sarf…
-
Carl Sagan’ın Gözüyle Kozmos ve İnsan
Gökyüzüne baktığımızda, hayal gücümüzün ötesine uzanan, yıldızlar, galaksiler ve nebülalarla dolu devasa bir kozmik genişlik görüyoruz. Ama ya size evrenin yalnızca pasif gözlemcileri olmadığımızı söylesek? Carl Sagan’ın sözlerinde güzel bir şekilde özetleniyor: “Biz evrenin bir parçasıyız ve evren de bizim bir parçamızdır.” Sagan’ın bu görüşü, varoluşumuzun bir gerçeğini yansıttığı gibi, evrendeki yerimizi algılama biçimimizi de…
-
Hayatın Görünmez Sermayesi: Güven
“Güven, insanın ruhunun en temel ihtiyaçlarından biridir. Güven ortamında büyüyen bir insan, kendini gerçekleştirme yolunda emin adımlarla ilerler.” Bu söz, güvenin bireyin gelişimi üzerindeki derin etkisini açıkça ortaya koyar. Cüceloğlu’na göre güven, yalnızca bireyler arası ilişkilerde değil, kişinin kendi iç dünyasında da bir denge yaratır. İnsan, önce kendisine güven duymalıdır. Kendi potansiyeline, düşüncelerine ve kararlarına…
-
Nefes Almak Üzerine
Hermann Hesse, Siddhartha kitabında, “Nefes almak, düşünmek kadar önemlidir; çünkü nefes düşüncelerinizin şekillenmesine olanak tanır,” der. Ama biz, modern çağın koşuşturmasında, nefes almayı unutan birer koşucuyuz. Daha fazla kazanmak, daha hızlı yetişmek, daha fazla “olmak” için kendi nefesimizi kıstığımızın farkında mıyız? Her gün bilgisayar başında eğilen sırtlarımız, hızlıca yutulan öğle yemeklerimiz ve başımızı kaldırmadan kaydırdığımız…
-
Görülmeyeni Hayal Etmek
Hiç görmediğiniz bir rengi hayal edebilir misiniz? Bu mümkün mü? Renk dediğimiz olgu, görünür ışık tayfındaki dalga boylarından ibaret. Gözlerimiz yalnızca bu sınırlar içinde çalışıyor. Fakat hayal gücümüzün bu fiziksel sınırlara boyun eğdiğini söyleyebilir miyiz? Eğer başka bir renk tahayyül edemiyorsak, bu o rengin var olmadığı anlamına mı gelir? Yoksa yalnızca o rengi görecek bir…