Etiket: dostoyevski
-
Uçurum kenarında Dostoyevski
Bugün hiçbir şey yapmak istemedim; yalnızca gözlerimi kapatıp uyumak istedim. Uykuya kaçmak bazen insanın elindeki tek savunma oluyor ya öyle bir gündü. Sonra birden uyandım. Odama dolan kızıl ışığa ilk başta anlam veremedim. Perdenin arasından sızan o turuncu çizgi… Dayanamadım. Dışarı çıktım, yolun kenarına doğru yürüdüm. Rüzgâr hafifti, hava serindi. Ve orada, sazlıkların arasında, sıra…
-
Dostoyevski
“İnsanın iç dünyasının en gizli kalmış yönlerini, erişilmesi güç bir saydamlıkla yansıtan yapıtlarıyla…” İşte Dostoyevski diye başlıyor Suç ve ceza önsözü. Yapacak herhangi bir şeyim yoktu. Ne müzik dinlemekten, ne de yemekten yani hazlardan uzaklaştıktan sonra … Yapabileceğim tek şey kaldı: Elime bir Dostoyevski kitabı almak. Suç ve Ceza’yı açtım. Gecenin bir yarısında, kitap okumak…
-
İnsan her şeye alışır.
Hayatı hep belli sınırlar içinde düşündüğümü fark ettim. Çizgileri ben mi çiziyordum, yoksa çoktan çizilmiş yolları mı takip ediyordum, bilmiyorum. Ama bir gün, düşüncelerine çok önem verdiğim biri bana bir şey söyledi. Bir karanlık odaya girdiğimizde, önce hiçbir şey göremeyiz. Her şey zifiri karanlıktır. Ama zamanla gözlerimiz alışır ve yanımızdakini bile seçebilir hale geliriz. Ne…
-
Dostoyevski’nin İlk Gözyaşı
Makar Alekseyeviç… Ne zaman adını okusam gözümün önüne eğik omuzları, boynu bükük hali gelir. Yoksul bir devlet memuru, ama en çok da ruhu yoksul. Kitap boyunca onun Varvara’ya yazdığı mektupları okurken insan, ister istemez içinden bağırmak istiyor: “Kendi hayatın yok mu senin? Neden bu kadar eziliyorsun?” Ama işte mesele bu. Makar, kendi varlığını ancak başkaları…
-
St. Petersburg Sokaklarında Bir Akşam: Dostoyevski’nin Beyaz Geceleri
Soğuk rüzgarların öpüştüğü, St. Petersburg’da yürürken, Dostoyevski’nin Beyaz Geceler adlı eserine dair okumalarım, bu şehrin gece saatlerine bambaşka bir renk kattı. Küçük bir kafenin buğulu penceresinin önünden geçerken aklıma, şu cümleler geldi : “Neden her zaman bir rüya uğruna bu kadar çok acı çekmek zorunda olduğumu soracaksınız. Ama rüya, hayatın yarısından fazlası değil midir?” Beyaz…
-
Zincirlerden Kaçış
“Özgürlük üzerine düşünmeyen insan, zincirlerini hissetmeyen köle gibidir.” – Simone de Beauvoir Özgürlük, tarihin sayfalarında yankılanan en güçlü çağrılardan biri. İnsanlık, geçmişten bugüne sadece savaş meydanlarında değil, zihinlerinde de özgürlüğü aradı. Ama özgürlük tam olarak nedir? Bir mekân mı, bir his mi, yoksa bir anlık yanılsama mı? Bugün özgürlük hakkında yeniden düşünelim. “Başkalarının hayranlığına ya…